|
Tweet | Tarih: 11-03-2026 14:09 |
"Devlet Yapmıyorsa Biz Yaparız" Dönemi
Melih Meriç, konuya dair çarpıcı bir örnek vererek Araban’ın Sarıkaya
Mahallesi’nde yer alan ve yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalan asırlık
çeşmenin durumuna dikkat çekti. Yetkili kurumların restorasyon
sorumluluğunu yerine getirmemesi üzerine, ecdat mirasının yok
olmasına seyirci kalamayan bölge halkının, kendi kısıtlı imkânlarıyla
onarım çalışmaları başlattığını ifade etti. Vatandaşların "Devlet
yapmıyorsa biz yaparız" diyerek inisiyatif almak zorunda kalmasının,
Bakanlığın asli görevlerini ihmal etmesinden kaynaklandığını söyleyen
Meriç, kültürel değerlerin korunmasındaki bu sahipsizliğin modern devlet
anlayışıyla bağdaşmadığını ve kamu otoritesinin duyarsızlığını
tescillediğini vurguladı
Defineci Tahribatı ve Doğa Şartları Tehdidi
Araban’ın sarp dağ köylerinde kaderine terk edilmiş vaziyette yaklaşık 10
adet daha tarihi çeşmenin bulunduğunu kaydeden Meriç, bu yapıların
sadece zamanın yıpratıcı etkisiyle değil, aynı zamanda kontrolsüz
defineci faaliyetleri nedeniyle de ağır hasar aldığını belirtti. Harabe haline
gelen bu eserlerin acil olarak koruma altına alınması gerektiğini söyleyen
Gaziantep Milletvekili, kültürel değerlerin bu şekilde heba edilmesinin
geleceğe karşı büyük bir sorumluluk doğurduğunu hatırlattı.
Bakan Ersoy'a İhmal ve Kaynak Sorgusu
CHP Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, konuya ilişkin olarak Kültür ve
Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a şu soruları yöneltti:
1. Gaziantep’in Araban İlçesi başta olmak üzere ve Gaziantep
genelinde tarihi ve tescili yapılmış kaç adet tarihi çeşme veya su
yapısı bulunmaktadır? Bunlardan kaçı harabe haldedir ve bu
eserlerin restorasyonunun yapılmama gerekçesi nedir?
2. Araban İlçesi başta olmak üzere Gaziantep genelinde, defineci
tahribatı ve doğa şartları nedeniyle harabe halinde kaç adet tarihi
eser bulunmaktadır? Bu eserlerin acil koruma altına alınması ve
restorasyonuna yönelik yapılan çalışmaların her bir eser özelinde
ayrıntıları nelerdir?
3. Kültür ve Tabiat varlıklarının korunması Bakanlığınızın asli görevini
olduğu halde asırlık tarihi çeşmeleri bölge halkının "Devlet
yapmıyorsa biz yaparız" diyerek kendi imkânlarıyla onarmak
zorunda kalması kaynak yetersizliğinden mi yoksa ihmalden mi
kaynaklanmaktadır? İhmalden kaynaklanıyor ise bu konuda
sorumlu kişilere yönelik başlatılan idari bir süreç var mıdır?